Eskiden Evlerimiz……

Eskiden şimdi ki gibi apartmanların çoğu asansörsüz idi yani asansöre binilmez ve komşular bir birinin yüzüne bakmamak için başlarını yere eğmezlerdi. Çok nadir apartman da kalorifer(oda kömür yakıtlı) bulunur, genelde evlerde soba yanardı. Evler genelde 2 veya 3 odalı + misafir odalı idi. Çok nadir apartmanlarda Salon salomanje (Özgün hali “salle à manger” olan ve dilimize Fransızcadan geçen salon salomanje, yemek yenilen salon anlamına gelir. Bu tarzdaki odalarda çoğunlukla yemek odası ile salonun birleşik şekilde olduğu görülür.) diye ilanla kiralanan veya satılan evler vardı. Mutfak ile salonun birleşik olduğu ev istisna idi. O yıllardaki ev dekorasyonlarımızı incelersek;

Eski Apartman Dairelerimiz…..

Eski apartman daireleri, sadece barınma ihtiyacını karşılayan yapılar değil, genellikle yüksek tavanları, ahşap parkeleri, ferforje balkonları ve kalın taş duvarlarıyla bir dönemin estetik anlayışını ve yaşam kültürünü yansıtan mekânlardır. Bu dairelerin "ruhu", yaşanmışlık hissi, zanaatkâr emeği ve zamanın izlerini taşıyan dokusuyla tanımlanır.devam....

Eskiden Misafir Odası Vardı…..

Eskiden bütün olanaksızlıklara karşın evin bir odası misafir odası olarak ayrılırdı. Mümkünse kapısı da kilitli tutulurdu. Normal zamanlarda ayak basmaya korkardık. Bayramdan bayrama ya da misafir geldikçe açılan kapıdan girdiğimizde burnumuza çarpan temizlik kokusu ve serinlikle ürperirdik.devam...

Oturma Odalarımız yaşam alanımız idi…..

O yıllarda oturma odası sadece dört duvardan ibaret bir mekan değil; ailenin birbirine eklemlendiği, dertlerin bölüşüldüğü ve sevginin o formika masanın etrafında elden ele gezdiği bir yuvaydı. Sobalı evlerde genelde sobanın kurulu olduğu, Kaloriferli evlerde ise yemek odası, çalışma odası gibi amaçlarla kullanılan genelde her iki şeklide de günün büyük bölümünün geçirildiği odalardı.devam....

Ebeveyn Yatak Odası….(yasak bölge)

Küçükken gözümüze kocaman görünen,üstünde zıplaması zevkli olan,yatağımdıza yatmak istemediğimiz zaman anneyle babanın ortasına sıkışma eylemini gerçekleştirdiğimiz yer. Eskiden bu odaya girmek belli bir yaştan sonra yasaktı ve adı Na-Mahrem odası idi..devam....

Varsa Kendi Odalarımız…..

Varsa demenin nedeni eğer çok nadir görülen tek çocuklu ailelerden ise tek kişilik odası olma şansını bulurdu çocuk. Ama genelde hemcins kardeşler ise aynı odada kalınması kaçınılmaz olurdu. Çok nadir bu odalarda bir çalışma masası olurdu. genelde o yıllarda ders yapmak için her evde bulunan hatta bazı evlerde odalardan bile geniş olan holler kullanılırdı.devam....

O zamanlarda Mutfaklar…..

Varsa demenin nedeni eğer çok nadir görülen tek çocuklu ailelerden ise tek kişilik odası olma şansını bulurdu çocuk. Ama genelde hemcins kardeşler ise aynı odada kalınması kaçınılmaz olurdu. Çok nadir bu odalarda bir çalışma masası olurdu. genelde o yıllarda ders yapmak için her evde bulunan hatta bazı evlerde odalardan bile geniş olan holler kullanılırdı.devam....

Hela ve Hamam kültüründen, Banyo kültürüne geçiş…..

O günlerin banyolarını iki açıdan incelemeliyiz;

WC, hela, abdesthane, ayakyolu, kenef ve yüz numara olarak da bilinen tuvaletler ile ayrı bir alanda haftada bir gün (genelde pazar günü) yakılan banyo kazanı ile kese ve lifle temizlenilen
Sobalı ev banyoları...devam..

Ve 75 sonrası yapılan binalardaki banyo içinde yer alan alafranga tuvaletlere geçilmesiyle, duşa kabinleriyle, banyo dolapları ile ve en önemlisi termosifon veya şofbenler ile zenginleşmiş, musluktan direk sıcak su akan...
Kaloriferli ev banyoları...devam..

Eskiden ısınma…..

ilginç bir dönemin insanları olduğumuz gerçeği evlerde ısınma konusunda da kendini göstermekte. Şöyleki bir çoğumuz en azından birbirimize misafir olduğumuzda yaşamış olduğumuzdan Kömür sobası, Gaz sobası, Likit gazlı soba, Fındık yakılan Soba, Şömine, Elektirkli ısıtıcılar, Elektrikli radyatörler, Ufa, kat kaloriferi, kalorifer, yerden ısıtma sistemleri ve klimaya varana kadar bir çok ısınma şeklini yaşayarak bugünlere geldik. Ama burada özellikle sobalı günlerin aileler ve toplum üzerindeki etkilerini anlatmak gerekiyor...devam....