
Cumhuriyet’e Tanıklık Eden Kuşak…
1963 doğumlu ve Türkiye’de büyümüş biri olarak, kendimi bu ülkenin en şanslı Coğrafyasında doğmuş ve yaşamış hissediyorum. Bu düşünceye nasıl ulaştığımı, hangi deneyimlerin beni bu sonuca götürdüğünü ve neden bunları anlatmanın önemli olduğunu paylaşma ihtiyacı duyuyorum. Bizler; değişimin hızlandığı, değerlerin dönüştüğü, şehirlerin büyüyüp kimlik değiştirdiği bir döneme tanıklık ettik. Çocukluğumuzda başlayan hikâyemiz, sadece bireysel bir yolculuk değil, aynı zamanda Türkiye’nin sosyal, kültürel ve kentsel dönüşümünün de bir yansımasıdır. Bu yüzden kendi hikâyemizi anlatmak, aslında ülkenin hikâyesine küçük ama anlamlı bir katkı sunmaktır.
Türkiye’nin ilk toplu konut projelerinden biri olan Etiler’e taşınan, eğitimli ve umut dolu bir toplumun çocukları olarak başlayan yolculuğumuzun; zamanla nasıl farklı yönlere evrildiğini, kentleşmenin nasıl değiştiğini ve bugün geldiğimiz noktada “varoşlar” diye adlandırılan gerçekliklerle nasıl yüzleştiğimizi gördük. Bu dönüşüm yalnızca binalarda, sokaklarda ya da şehirlerin fiziksel yapısında yaşanan bir değişim değildi. Asıl büyük dönüşüm; insanlığa ait değerlerde, tercihlerde, bireysel ve toplumsal davranış biçimlerinde ve geleceğe dair beklentilerde kendini gösterdi.
Zaman içinde fark ettik ki, bu değişim bizi bugün en önemli ortak değerlerimizden biri olan Cumhuriyet’i bile kaybetme riskiyle karşı karşıya getirebilecek bir noktaya sürükleyebiliyor. Bugünden geriye baktığımızda yapılan hataları daha net görebiliyoruz. Ancak asıl önemli olan, bu hatalardan ders çıkararak geleceğe dair daha doğru adımlar atabilmek.
İşte tam da bu nedenle, aynı kuşağı paylaştığım arkadaşlarım ile; bize emanet edilen bu temel değeri, bağımsız Cumhuriyetimizi koruma sorumluluğunu yeniden hatırlamak ve hatırlatmak adına bir araya gelme ihtiyacı hissettim. Bu çalışma, yalnızca geçmişi anmak için değil; aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği değerleri anlayarak, onları geleceğe taşıma çabasının bir ifadesidir.
Bu siteyi hazırlarken amacım, yalnızca anıları kayda geçirmek değil. Aynı kuşaktan, benzer deneyimlerden geçmiş, aynı sokaklarda büyümüş, aynı okullarda okumuş arkadaşlarımla birlikte; sohbetlerle, hatıralarla ve farklı bakış açılarıyla bu anlatıyı zenginleştirmek istiyorum. Çünkü biliyorum ki gerçek hikâye, tek bir kişinin değil, bir kuşağın ortak hafızasında saklıdır.
Bu bir nostalji yolculuğu değil sadece. Aynı zamanda bir arayış, bir sorgulama ve belki de yeni bir başlangıçtır. Geçmişi anlamak, bugünü doğru okumak ve gelecekte “yeni Etiler’ler” nasıl kurulabilir sorusuna birlikte cevap aramak için bir davettir.
Ve inanıyorum ki; birlikte konuşarak, hatırlayarak ve düşünerek, sadece kendi hikâyemizi değil, geleceğin Türkiye’sine dair daha umutlu bir çerçeveyi de birlikte kurabiliriz.

Site Yöneticisi Hakkında
Tamer Çebi 1963 istanbul doğumludur. Liseyi Levent lisesinde okumuş, bu sınıftan bir hayat arkadaşı ve ilerideki yaşantısına eşlik edecek iş arkadaşları ve kadim dostlar bularak mezun olmuştur.
2005 yılında düzenleyeceği bir sınıf toplantısı için mezuniyetin 25. yılına atfen, zamana uygun bir dijital yıllık oluşturmak ve bunu arkadaşlarına dağıtmak üzere başladığı çalışma onu hayata dair bir şeyleri sorgulamaya itmiştir.
1980 yılı mezuniyet yıllığında arkadaşları hakkında yazılanlar ile onların 25 sene sonra yazılanlara oranla nasıl bir hayata ulaştıkları, yazılanlar ile yaşananlar arasında ki benzerlik veya zıtlıkları sorgulayıp bunu o yaşanılan dönemin gerçekleri ile karşılaştırmak, nedenler ve sonuçlar üzerindeki tespitleri bu çalışmayı derinleştirmesini getirmiş ve uzun yıllar bu çalışmayı sürdürmüştür.
ve 2000 yılında seyrettiği TRUMAN SHOW ile 2014 yılında seyrettiği The GIVER filminin içerikleri kendisini bir “ANI TOPLAYICI ” olarak bulmasına ve geçmişinde fark etmeden yaşanılanların nasıl bir algı yaratarak bizlerde nasıl sonuçlar doğurduğuna yönelik araştırmalar yapma isteği ile bugünlere getirmiştir.


















