O dönemde evler, çocukların sadece yaşadığı değil, kendi oyun dünyalarını kurduğu özel alanlardı.
Salonlar, odalar ve aile sofralarının etrafı; kahkahaların, yarışmaların ve küçük oyunların yaşandığı alanlara dönüşürdü. Beş taş, saklambaç, isim şehir, kart oyunları ve çeşitli kutu oyunları çocukların vazgeçilmez eğlenceleriydi. Bazen sadece bir kağıt, kalem veya birkaç küçük eşya saatler süren oyunlar için yeterli olurdu. Aile büyükleri de bu oyunlara katılır, çocuklarla birlikte keyifli zaman geçirirdi. Hazır oyuncakların ve elektronik eğlencelerin az olduğu bu yıllarda yaratıcılık en büyük oyun aracımızdı. Evde oynanan oyunlar, çocuklara paylaşmayı, sabretmeyi ve birlikte eğlenmeyi öğreten küçük ama değerli deneyimlerdi.
Her oyun, bir neslin çocukluk anılarında sıcak bir iz bıraktı.

İSKAMBİLDEN EV YAPMAK...
Evde oynanan en sabır isteyen ve yaratıcı oyunlardan biriydi. Bir deste iskambil kağıdı kullanılarak kartlar üst üste ve yan yana dikkatlice yerleştirilir, küçük evler, kuleler ve farklı şekiller yapılmaya çalışılırdı.
En küçük bir yanlış hareket bütün yapının yıkılmasına neden olur, çocuklar yeniden denemek için sabırla tekrar başlardı.
Bazen kardeşler veya arkadaşlar arasında “kim daha büyük ve sağlam ev yapacak” diye küçük yarışmalar yapılırdı.
LADES...
Evde, okulda ve arkadaş ortamlarında oynadığı küçük ama çok eğlenceli bir hafıza oyunuydu. Genellikle tavuk veya kuzu kemiğinin göğüs kemiği olan lades kemiği kullanılırdı.
İki kişi kemiği karşılıklı çekerek kırar, kemiğin bir parçasını alan kişi diğerine “lades olsun” diyerek oyunu başlatırdı. Oyunun amacı, karşı tarafın elinden bir şey alırken veya bir isteğini yerine getirirken “lades” kelimesini unutturup kandırmaktı. Lades olduğunu unutan kişi kaybeder, hatırlayan kişi ise oyunu kazanırdı.


5 TAŞ..
Genellikle beş küçük taşla oynanır, taşlar yere bırakılır ve oyuncu bir taşı havaya atarken yerdeki diğer taşları toplamaya çalışırdı. Oyun ilerledikçe aşamalar zorlaşır; taşlar birer, ikişer, biri tekli kalanı üçlü veya tek seferde dörtlü toplanmaya çalışılırdı. Birden fazla kişiyle oynanan oyun için beş tane yuvarlak taş gereklidir. Oyun beş taş ile oynandığı için beş aşamada oynanır.
Dedeler: Taşlar yere atılır. Başparmak ve işaret parmağının arası açılarak bir kale görüntüsü verilmeye çalışılır. Oyuncu yerden bir tane uygun taşı eline alır. Rakip oyuncu en son parmağın arasından geçecek taşı seçer. Final bölümünde ise taşların tamamı avucunun içinde hafifçe yukarı doğru atılır ve avucun tersiyle taşlar tutulmaya çalışılır. Avucunun tersinde en çok taş kalan oyuncu oyunu kazanır.
İP OYUNU..
İnce bir ip halka haline getirilir, oyuncu ipi parmaklarına geçirerek farklı şekiller oluştururdu.
Bir oyuncunun yaptığı şekli diğer oyuncu dikkatlice ipi parmaklarından alarak bozmadan kendi üzerine geçirmeye çalışırdı. Her aşamada ipin yeni bir şekle dönüşmesi beklenir, hata yapan veya ipi karıştıran oyunu kaybederdi.
Sadece bir parça ip ile oynanan bu oyun, çocukların zekâsını, dikkatini ve el becerisini geliştiren yaratıcı oyunlardan biri olarak hafızalarda kaldı.


PARMAK NİYET (Tuzluk oyunu)..
Genellikle bir kâğıt, tahta veya düz bir zemin üzerine çizilen üç taş oyunu alanı ve üç küçük taş ile oynanırdı.
İki oyuncu sırayla taşlarını uygun yerlere yerleştirir, amaç kendi üç taşını aynı hizaya getirerek rakibini yenmekti.
Oyuncular sadece hızlı düşünmekle kalmaz, rakibin hamlesini önceden tahmin etmeye çalışırdı.
KIBRIT (HIRSIZ-JANDARMA) OYUNU
Oyun için bir masa, bir kutu kibrit ve en az dört oyuncu gereklidir. Masanın etrafına oturan oyuncular, kenarı boşa çıkacak şekilde masaya konulan kibrit kutusuna alttan vurarak havaya fırlatırlar. Kutu masaya düştüğünde dik tarafı üzerine durursa atan kişi hâkim unvanını alır. Yan tarafı üzerine dik durursa o kişi jandarma görevini üstlenir. Düz kısmının bir tarafı davacı, diğer tarafı suçlu olarak belirlenir. Oyunculardan biri suçlu tarafı attığında jandarma onu hemen elinden yakalar ve hâkime “suçüstü yakaladım” der. Davacı da şikâyetini dile getirir.
Suçun ehemmiyetine göre hâkim bir cezaya hükmeder.


ÜÇTAŞ OYUNU
Oyun iki kişiyle oynanır. Her oyuncunun üçer taşı vardır. En basit ve en eski tablalı oyunlardan biridir. Oyuncuların amacı, kesişme noktalarına yerleştirilen taşlarla yatay, dikey ya da çapraz yönde bir sıra oluşturmaktır. Oyuncular taşlarını sırayla ve teker teker boş kesişme noktalarına yerleştirerek oyunun başlangıç konumunu oluştururlar. Sonra her oyuncu sırayla bir taşını komşu bir boş noktaya geçirir ve üçlü bir sıra oluşturmaya çalışır. Taşlarıyla ilk sırayı oluşturan oyuncu kazanır.
SOLO TEST
Oyuncakçıdan alınan bir adet solo test oyuncağına ihtiyacınız var. Oyunun kuralları : 32 adet piyon ve 33 adet boşluk var. Piyonları oyun sahasına dizip en ortadaki delik boş bırakılır. Bir piyonu oyundan alabilmek için başka bir piyonu sağa-sola, ileri-geri hamlelerle üzerinden atlatıp uygun deliğe yerleştirilir. Üzerinden atlanan piyon oyundan çıkar. Eğer tek bir piyon kalacak şekilde, doğru planlama ile oyunu tamamlayan en yüksek puanı alır.


1-2-3 TIP
Bir kişinin ebe olduğu ve “1-2-3 TİP” dediğinde herkesin aniden susup hareketsiz kaldığı bir sokak oyunudur.
Ebe, oyuncuları güldürmeye veya konuşturmaya çalışır, yakalanan yani ses çıkaran kişi oyundan çıkar. Amaç, hiç tepki vermeden en uzun süre dayanabilen veya son kalan kişi olmaktır..
EVCİLİK OYUNU
Çocuklar evde bulunan oyuncak bebekler, küçük eşyalar, bez parçaları ve kutularla kendi küçük dünyalarını kurardı.
Anne, baba, çocuk, öğretmen veya doktor gibi roller paylaşılır, gerçek hayattaki aile yaşamı oyun içinde canlandırılırdı.
Bazen eski kumaşlardan kıyafetler yapılır, küçük kaplarla yemek hazırlama taklitleri oynanırdı.
Hazır oyuncakların sınırlı olduğu dönemlerde çocuklar kendi oyun alanlarını kendileri oluşturur, yaratıcılıklarını kullanarak saatlerce eğlenirdi.


DEVE – CÜCE
4 yaş üstü çocukların oynayabileceği bu oyun için en az 2 kişi gerekmektedir. Bir kişi oyunu yönetir. Yöneten kişi “deve” dediğinde oyuncular ayağa kalkar; “cüce” dediğinde yere çömelir. Söylenenin tersini yapan oyuncu, oyunu kaybeder.
EN ÜSTÜNDE KİMİN ELİ VAR
Çocuklar genellikle yere veya masa etrafına oturur, bir oyuncu ellerini üst üste koyarak oyuna başlardı. Diğer oyuncular sırayla ellerini bu yığının üzerine koyar, en alttaki veya en üstteki elin kime ait olduğunu karıştırmaya çalışırlardı.
Seçilen kişi, üstte duran ellerin kime ait olduğunu tahmin etmeye çalışırdı. Ebe, en üstteki elin kime ait olduğunu bilmeye çalışır. Bilirse kurtulur; bilemezse arkadaşları "Davul mu, zurna mı, iğne mi, iplik mi?" diye sorarak ona eğlenceli bir ceza seçtirir. Seçilen cezaya göre ebenin sırtı hafifçe yumruklanır, çimdiklenir veya kulağına bağırılır


BEZİRGAN....
Oyuncular tekerleme aracılığıyla aralarından iki kişiyi seçerler. Bunlar bezirgânbaşı olur ve kendilerine bir isim verirler. Karşılıklı olarak el ele tutuşarak bir kapı oluştururlar. Daha sonra diğer oyuncular bir kervan misali ardı ardına sıralanırlar ve bu kapının içinden geçerler. Bu sırada oyunun şarkısı söylenir: “Aç kapıyı bezirgânbaşı, bezirgânbaşı…Kapı hakkı ne alırsın, ne verirsin, arkamdaki yadigâr olsun, yadigâr olsun. 1 sıçan, 2 sıçan, 3’üncü de kapana kaçan.” Bezirgânlar kapının içine aldığı oyuncuya sorarlar, bezirgan adını sorarlar, Kapının içindeki çocuk hangi bezirgânın adını söylerse onun arkasına geçer ve bu durum kervanın son oyuncusuna kadar devam eder. Oyunun ikinci aşamasında bir halatı tutarak ya da birbirlerine kenetlenerek çekişmeye başlarlar. İlk hangi grup halatı bırakırsa, o grup oyunu kaybeder.
BOM...
Bu oyun en az iki kişi ile oynanır. Oyuncular halka şeklinde dizilir. Bir kişi “1” diye saymaya başlar, yanındaki oyuncu “2”, onun yanındaki “3” şeklinde saymaya devam eder. 5’e gelen oyuncu “Bom” diye bağırır. Oyun kuralı gereği 5 ve 10’un katlarında BOM denir. Örneğin,“1-2-3-4-Bom-6-7-8-9-BOM-11-12-13-14-Bom. “Bom” yerine sayısının kendisini söyleyen oyuncu yanar. Bu oyun dikkat geliştiren bir oyundur.


SICAK-SOĞUK...
Bu oyunda gerekli olan tek malzeme saklanabilecek bir nesnedir. Oyunculardan biri nesneyi saklar diğer oyuncu ise bu nesneyi bulmaya çalışırı. Nesneye yakınlığına göre sıcak-soğuk bazende ılık diye oyuncu yönlendirilir.
SANDALYE KAPMACA...
Birkaç sandalye yan yana dizilir. Sandalye sayısı oyuncu sayısından bir azdır. Oyuncular herhangi bir müzik eşliğinde dans etmeye başlarlar ve müzik doğrultusunda herkes sandalye kapmaya başlar. Ayakta kalan oyun dışı kalır. Verilen her arada, bir sandalye çıkarılır. En son kalan oyunu kazanmış olur.


KULAKTAN KULAĞA...
Arkadaşlarla evde oynanabilecek en keyifli oyunlar arasında olan kulaktan kulağa oynaması çok kolaydır. Yan yana bir dizilimden sonra ilk kişi yanındakinin kulağına (zor) bir kelime veya cümleyi fısıldayarak söyler. Tekrar şansı yoktur, oyuncu duyduğunu yanındakinin kulağına tekrar etmek zorundadır. Son kişiye kadar bu devam eder. Ne kadar çok kişi olursa, ilk duyulan o kadar da komik bir sonla biter.
SESSİZ SİNEMA
Oyunun başında tüm oyuncular toplanır ve iki gruba ayrılır. Birinci gruptan bir oyuncu seçilir. Bu sırada diğer grup ise anlatılacak çizgi film ya da programın adını belirler. Anlatılacak içeriğin adı birinci grupta daha önce belirlenen oyuncuya sessizce söylenir. Oyuncu, çizgi film ya da programı kendi grup arkadaşlarına hiç konuşmadan, sadece beden dili ve mimiklerle karşıdaki oyuncuya anlatmaya çalışır. Kendi grubu çizgi film ya da programının ne olduğunu doğru tahmin ederse oyunu kazanır.


NESİ VAR ?
Nesi var? oyununda bir kişi ebe seçildikten sonra, diğerleri birlikte bir nesne ya da kişi belirlerler. Ebe her çocuğa sırayla "Nesi var?" diye sorarak, aldığı dolaylı yanıtlarla belirlenmiş nesnenin ne olduğunu anlamaya çalışır. Ebe kimin yanıtından sonra tutulan nesneyi bilirse, o ebe olur ve oyun böyle devam eder. Ebenin daha önceden saptanan sayıda soru sormasına karşın nesneyi bilememesi durumunda, ebeliği sürer.
YASTIK SAVAŞI
“Yastık savaşı”, çocukların evlerde veya yatılı ortamlarda oynadığı eğlenceli bir oyundu.
İki kişi veya iki takım, yumuşak yastıklarla birbirine vurarak karşı tarafı denge kaybettirmeye çalışırdı.
Amaç zarar vermeden eğlenmek ve ayakta kalan taraf olmaktı.


İSİM, ŞEHİR, HAYVAN, BİTKİ...
Defter sayfası boyutlarında bir kâğıt enlemesine kullanılır. Her oyuncu kendine ait sayfanın üzerine İsim, Şehir, Hayvan, Bitki, Eşya, Ülke, Sanatçı, Not yazılır. Oyuna katılanlardan biri içinden harfleri sayarken durdurulur. Hangi harfte kadıysa o harfi söyler. O harf ile başlayan kelimeler 1 dakika içinde bulunmaya çalışılır. Süre uzarsa ilk bitiren “Bitti” dedikten sonra ona kadar sayar. Her cevap için 10 puan verilir. Boş bırakılan yerlere 0 yazılır. O harfle ilgili puan Not kısmına yazılır. Birden fazla kişi aynı cevabı verdiyse o cevap için her birine 5 puan yazılır. Onuncu turda puanlar hesaplanır.
ADAM ASMACA
“Adam Asmaca”, bir oyuncunun aklından bir kelime tuttuğu ve diğer oyuncuların harf tahmin ederek bu kelimeyi bulmaya çalıştığı bir oyundur. Her yanlış tahminde bir “adam asma” çizimi parça parça tamamlanır ve can hakkı azalır.
Amaç, adam çizimi tamamlanmadan önce doğru kelimeyi bulmaktır.


SAYI BULMACA
“4 basamaklı sayı bulmaca” oyununda bir kişi 1000 ile 9999 arasında gizli bir sayı tutar ve diğer oyuncular bu sayıyı tahmin etmeye çalışır. Her tahminden sonra verilen ipuçlarında doğru basamak ve doğru yerde olanlar “+ (artı)” ile gösterilir.
Doğru sayı içinde olup yeri yanlış olan basamaklar “- (eksi)” olarak belirtilir.
Amaç, bu artı ve eksi ipuçlarını kullanarak gizli 4 basamaklı sayıyı en az denemeyle bulmaktır.
AMİRAL BATTI
Amiral battı iki oyuncuyla oynanır. Öncelikle her iki oyuncu da kâğıtlarına iki büyük kare çizer ve bunları enine ve boyuna 10x10´luk 100 kareye bölerler. Her oyuncu kendi savaş alanının kareleri içine kendi savaş gemilerini yerleştirir: Bir adet amiral gemisi (4 kare uzunluğunda), iki adet kruvazör (3 kare), üç adet muhrip (2 kare) ve dört adet denizaltı (1 kare) savaş alanına gizlenir. Oyunculardan biri, elindeki boş kareler üzerinden, önce bir harf sonra da bir rakam söyleyerek rakibinin gemilerini vurmaya çalışır. Gemileri saldırıya uğrayan oyuncu da karşısındakine, "Amiral yara aldı", "Bir denizaltı battı" türünden bilgi verir. Üç atıştan sonra sıra öbür oyuncuya geçer. Oyunu, rakibin tüm gemilerini batıran taraf kazanır.


DART OYNAMAK
Duvara asılı yuvarlak bir hedef tahtasına küçük okların (dartların) atıldığı bir oyundur. Oyuncular belirli bir mesafeden sırayla atış yaparak en yüksek puanlı bölgelere isabet ettirmeye çalışır. Tahtadaki her alanın farklı bir puanı vardır ve merkeze (bullseye) isabet en yüksek puanı verir. Amaç, belirlenen tur sonunda rakiplerden daha yüksek puan toplayarak oyunu kazanmaktır.
JETONDAN TOP PARMAKTAN KALE
Jeton ya da bozuk paralarla parmaklarınla kaleye benzer bir şekil yaparak oynanan bu oyun, genellikle masada ya da düz bir zeminde oynanır. Oyuncular parmaklarını kale gibi kullanıp jetonu belirli bir noktaya doğru itmeye veya sektirmeye çalışır. Amaç, rakibin savunmasını aşarak jetonu belirlenen hedefe ulaştırmaktır.
Oyun el becerisi, dikkat ve kontrol gerektirir.


ÇİVİLİ TAHTADA MAÇ
Çivili tahtada maç, üzerinde çiviler bulunan özel bir tahta üzerinde iki oyuncu veya iki takım arasında oynanan bir oyundur. Oyuncular genellikle en ufak demir para veya küçük nesneleri (düğme olabilir) çiviler arasında yönlendirerek rakibin alanına göndermeye çalışır. Tahtadaki çiviler oyuna engel ve strateji katar, topun/objenin yolu sürekli değişir.
Amaç, rakipten daha fazla sayı yaparak maçı kazanmaktır.
MİKADO
Mikado, ince ve uzun çubuklarla oynanan bir dikkat ve beceri oyunudur. Çubuklar bir araya toplanıp yere bırakılır ve oyuncular sırayla diğer çubukları oynatmadan tek tek almaya çalışır. Mikado’da her çubuk aynı puanda değildir. Genelde çubukların üzerinde farklı renkler veya çizgiler bulunur ve bu işaretler puanı belirler. Bir çubuğu hareket ettirirsen sıra sana geçmez ve oyun rakibe döner.
Amaç, en çok çubuğu hatasız şekilde toplayarak en yüksek puanı kazanmaktır.


IŞIKLI BİLGİ OYUNU
Işıklı bilgi oyunu, genellikle elektrikli bir düzenek üzerinde sorular ve cevapların bulunduğu bir bilgi yarışması oyunudur. Oyuncular soruya doğru cevabı eşleştirdiğinde ışık yanar veya doğru bağlantı kurulmuş olur. Yanlış cevapta ışık yanmaz ya da farklı bir uyarı verir, böylece doğru-yanlış hemen anlaşılır.
Amaç, en çok doğru eşleştirmeyi yaparak oyunu kazanmaktır.
KIZMA BİRADER
Kızma Birader, her oyuncunun piyonlarını başlangıçtan bitişe ulaştırmaya çalıştığı bir masa oyunudur.
Oyuncular zar atarak ilerler ve rakiplerinin taşlarının üstüne gelirse onları başlangıca geri gönderir.
Bu yüzden oyunda hem şans hem de strateji çok önemlidir.
Amaç, tüm piyonlarını ilk olarak bitişe ulaştıran oyuncu olmaktır.


SOLO TEST
Oyuncakçıdan alınan bir adet solo test oyuncağına ihtiyacınız var. Oyunun kuralları : 32 adet piyon ve 33 adet boşluk var. Piyonları oyun sahasına dizip en ortadaki delik boş bırakılır. Bir piyonu oyundan alabilmek için başka bir piyonu sağa-sola, ileri-geri hamlelerle üzerinden atlatıp uygun deliğe yerleştirilir. Üzerinden atlanan piyon oyundan çıkar. Eğer tek bir piyon kalacak şekilde, doğru planlama ile oyunu tamamlayan en yüksek puanı alır.
TOMBALA
Yılbaşı oyunu denildiği zaman ilk aklımıza tombala geliyor. Oyun kutusundan çıkan tombala taşları bir torbada kura çekilerek tombala kartları üzerinde yerlerini alır. Kurayı çeken herhangi, biri görevlendirilir, bu kişi aynı zamanda oyuncu olabilir.


DAMA
Dama, iki kişiyle oynanan ve siyah-beyaz kareli bir tahta üzerinde oynanan strateji oyunudur. Oyuncular karşılıklı taşlarını çapraz hareket ettirerek rakip taşlarını “atlayıp” oyun dışına çıkarmaya çalışır. Taşlar karşı tarafa ulaştığında “dama” olur ve daha güçlü hareket edebilir. Amaç, rakibin tüm taşlarını etkisiz hale getirerek oyunu kazanmaktır.
TAVLA
Tavla, iki kişinin zar atarak ve pullarını hareket ettirerek oynadığı geleneksel bir masa oyunudur.
Oyuncular zarların gösterdiği sayılara göre pullarını ilerletir ve rakibinden önce tüm pullarını toplama bölgesine getirmeye çalışır. Oyunda şans kadar doğru hamle yapmak ve strateji kurmak da önemlidir.
Amaç, bütün pullarını ilk toplayarak oyunu kazanmaktır.


MONOPOLY
Emlakçılık temalı bir çeşit masa oyunudur. Oyunda zar atılarak kişilerin ilerleyecekleri hane sayısı belirlenir. Kişiler piyonlarının denk geldiği yerlerin tapularını satın alabilirler ve bunlara ev, otel gibi konutlar dikerek daha sonra uğrayacak olan ziyaretçilerden kira talep edebilirler.
SATRANÇ
Satranç, iki kişinin 64 kareli bir tahta üzerinde farklı taşlarla oynadığı bir zeka ve strateji oyunudur.
Her taşın kendine özgü hareket şekli vardır ve oyuncular rakibin şahını mat etmeye çalışır.
Oyunda düşünme, plan yapma ve doğru hamle seçme çok önemlidir.
Amaç, rakibin şahını kaçamayacağı bir duruma getirerek oyunu kazanmaktır.


KATİL KİM
“Katil Kim?” oyunu, masa etrafında oturan oyuncularla oynanan bir tahmin ve dikkat oyunudur. Kura ile gizlice bir kişi katil seçilir ve diğer oyuncular kim olduğunu bilmez.
Katil, belli etmeden göz kırparak oyuncuları “öldürür” ve elenen kişiler oyun dışı kalır. Sadece ben öldüm der ve kim olduğunu söylemez.
Amaç, diğer oyuncuların katili bulması veya katilin yakalanmadan tüm oyuncuları elemesidir.
EL KIZARTMACA OYUNU
İki kişilik bu oyun “El Kızartmaca” ya da “Şap Şap” olarak da bilinir. Bir çeşit refleks oyunudur. Hararetli bir oyunun sonunda eller oyunun adına yakışan bir renk alır. Oyuncular karşılıklı yerlerini aldıktan sonra biri ellerini avuçları yukarı gelecek şekilde öne doğru uzatır. Diğeriyse ellerini avuçları aşağı gelecek şekilde arkadaşının elleri üzerine koyar. Elleri altta olan oyuncu sağ, sol ya da her iki elini aniden çekerek arkadaşının elinin üzerine vurmaya çalışır. Vurabilirse, oyuna aynı şekilde devam edilir. Iskalarsa, ellerini üste koyar ve vurma sırası diğer oyuncuya geçer..

