NASIL EĞLENDİK ?

Yıllar siyah-beyaz ama insanlar ve yaşamlar renkliydi.

Hayatını ‘Çok Güldük, Kesin Başımıza Bir Şey Gelecek’ Mottosu Üzerine Kuran bir gençlik olarak adlandırılabilir bizim dönemimiz. “Pişmiş kelle gibi sırıtma, gevrek gevrek gülme, kızım gülme yanlış anlarlar, beyler gülmeyelim bizi ağır insan sansınlar” sözleriyle büyütüldük biz. Karı gibi kıvırtma denen erkek arkadaşlarımız, öküz gibi çocuğun gözüne bakma denen kız arkadaşlarımız oldu. Güya iyiliğimizi düşünen. Erkek ağırdır, öyle vırta zırta gülmez, güldüğünü belli etmez dendi bize. Babalarımız bizi uyurken sevemedii, öpemedi bizi. Sevgisini gösteremeyen erkek sevgi emaresi olan gülümsemeyi nasıl göstersin? Belki yaşadığımız dönemde en eksik yetişmemizi sağlayan bu konu bizim çocuklarımıza sevgi dolu bakmamızı sevdiğimizi göstermemiz gerektiğini öğretti. Böyle yetişen kadın ve erkek çocuklarında iki yanlışın bir doğru çıkarttığını yaşatmış oldu.

NERELERDE DOLAŞTIK

70 ve 80’lerin yemyeşil Etiler semtinde çocuk olmak ve o zamanki İstanbul’ da yaşamak. Bu şans ülkemizde çok az kişiye nasip olmuş. Her türlü keyif ve eğlence en fazla bize bir bilet parası uzaktaydı ve bizim o keyfe ulaşmak için çok zamanımız ve o keyfi paylaşacağımız çok iyi arkadaşlarımız vardı. Neler yapar nerelere mi giderdik? devam...

ÖZEL GÜNLERİMİZ

Doğum günlerinden düğünlere, bayramlardan Hıdırellez’e, yılbaşı kutlamalarından öğretmenler ve anneler gününe kadar her etkinlik ortak hatıraların oluştuğu sosyal bir paylaşım alanıydı. O yıllarda insanlar aynı sofranın etrafında toplanır, aynı fotoğraf karesine girer aynı anıları birlikte yaşardı. devam...

HOBİLERİMİZ, ÜRETTİKLERİMİZ..

İnsanlar boş zamanlarını büyük ölçüde üreterek, biriktirerek, öğrenerek veya bir topluluğun parçası olarak geçiriyordu. insanların kendilerini geliştirdiği, koleksiyon yaptığı, el becerisi kazandığı ve sosyal çevre oluşturduğu çok sayıda hobi vardı.. devam…

SEVİNDİĞİMİZ GÜNLER..

O yıllarda insanlar yalnızca kendi hayatlarındaki gelişmelere değil, ülkenin ve dünyanın başarılarına da ortak olurdu. Bir spor zaferi, bilimsel bir keşif veya bir sanatçının uluslararası başarısı günlerce konuşulur, gazetelerin manşetlerini süslerdi. Televizyonun ve radyonun sınırlı olduğu bu dönemde, sevindirici haberler toplumun geniş kesimlerinde ortak heyecan ve umut duygusu yaratırdı. devam…

ABSÜRT EĞLENCELERİMİZ :..

O yıllarda insanların eğlencesinin önemli bir bölümü “şaka yapmak, takılmak, laf yetiştirmek, arkadaş işletmek ve mahalle içinde küçük yaramazlıklar yapmak” üzerine kuruluydu. Bugünkü dijital mizahın yerini yüz yüze yapılan pratik şakalar ve sözlü espriler alıyordu. devam…