1961 yılında Almanya’ya gelen ve buradaki yaşam mücadelelerinidevam ettiren Türk Toplumunun yeşil sermaye vasıtası ile yaşadığı soygunun, aldatılmışlığınboyutu çok bütüktür.
Başta YİMPAŞ, KOMBASSAN ve İHLAS olmak üzere Türkiye kökenli irili ufaklı 78 yeşil sermaye şirketi din, iman, vatan, millet söylemi ve ritüelleri ile ağırlıkla Almanya ve Avrupa olmak üzere dünyanın her yerinde yaşayan gurbetçilerimizden fabrika kurup, ortak edip, kar payı dağıtmak maksadıyla 31 milyar dolar topladı. Gurbetçilerimiz 30-40 yıllık emeklerinin ve alın terlerinin karşılıları olan birikimlerini bu şirketlere ülkelerinin kalkınmasına yardımcı olmak ve Müslümanlıklarını ön plana çıkardıkları için paralarının daha güvencede olacağını sandıkları için vermişlerdi. Kısa süre sonra bu makus talihli insanlarımız dolandırıldıklarını ve soyulduklarını anlamışlardı ama iş işten şimdilik geçmişti. Bu soygunculara paralarını kaptıran 800 bin mağdur vardı. Aileleri ile birlikte bu rakam yaklaşık 3 milyondu.

İhlas Holding :
Enver Ören’in kurduğu iktidar destekli İhlas Holding adını, Kur’an’daki İhlas Suresi’nden almıştı. “İmanla ve kalp temizliği ile yola çıktık, dini kurallara göre iş yapacağız, faizden kaçacağız” diyerek halkı inandırıp, daha doğrusu kandırıp para toplamaya başlamışlardı. Ve kısa sürede 390 ya da yuvarlak 400 milyon Amerikan doları toplamıştı. 67.000 kişiden bu parayı topladıktan sonra, faizden kaçındıklarını söyleyerek dağıtmayı vaat ettiği kar payı yerine iflas ettiklerini açıkladılar. Yine aynı İhlas Holding, yan kuruluşu Kristal Kola’nın bir kamu kuruluşu olan Emlak Menkul Değerler üzerinden borsada yaptığı manipülasyonla vatandaşın yaklaşık 60 trilyon lirasını da kasasına attı. Tüm bu reel davalar dan 20 küsür yıldır yırtarak büyük bir başarıya imza attılar. Enver Ören öldü ama oğlu şirketin başında…

Kombassan Holding :
1986’da Haşim Bayram’ın öncülük ettiği Kombassan Holding’le başladı. Ve çalışmalarının ilk startını Berlin’de başlattı. Tabii ki holding sahipleri ilk önce şirketlerini kurarak, bunu daha sonra camideki cemaate duyurdular. Propaganda çalışmalarını ise, “şirketler, fabrikalar kurduk. Şimdi ortak arıyoruz. (…) Faiz kesinlikle haramdır. Faiz alan zina yapmış olur… Biz ise faiz vermiyoruz. Kâr payı veriyoruz” temelinde yürüttüler. Hiçbir hukuki değeri olmayan ortaklık belgesi verdiler. Daha sonra Holdingler kendilerine camide ortaklar bulmayı başardılar ve ilk yılın ardından ortaklık paylarını verdiler. Fakat bunlar yüzde 5 veya yüzde 10 vermediler. Yüzde 30, yüzde 40, hatta yüzde 80 gibi yüksek değerde bir pay verdiler. Ve zaman içinde tüm camilere yayıldı. Öyle bir hal aldı ki, herkes parasını yatırmak için Kombassan Holding’in peşindeydi, yani camilerde temsilcilerini arıyorlardı.

Yimpaş Holding :
Yimpaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Dursun Uyar tarafından 1982 de Yozgatta kuruldu. Zamanla bünyesinde gıda, fabrika, üretim, perakende, bilişim, tekstil, mobilya, otel, sağlık, medya, inşaat, matbaa, ambalaj, otomotiv, akaryakıt, sosyal, kültürel, ithalat ihracat, iletişim ve diğer sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler katılmıştır. 1990 yılında bütün şirketler Yimpaş Holding çatısı altında toplanmıştı. 1996 yılında Aytaç adlı gıda markasını bünyesine katmıştı. Avrupa’ya açılan Yimpaş, Yozgat-Frankfurt-Emmetten hattında dünyaya yayılan bir ağ kurdu. Almanya’da ve İsviçre’de birbiri ardında şirketler kuruldu, toplanan paralar bu şirketler aracılığıyla onlarca ülkeye yatırım adı altında aktarıldı. Aktarılan bu paralar geri dönmedi, kurulan şirketler birer birer battı. İsminin başında Yimpaş bulunan şirketler Avrupa’da teker teker batarken, binlerce Türk’ün umutları da yok oldu.Dursun Uyar ve adamları yüz bini aşkın kişiden para topladı.

İttifak Holding :
1988 yılında kurulan İttifak Holding, 1994 yılında, sermayesinin tamamı halk ortaklığına açık bir halk şirketi olmak hedefiyle Sermaye Piyasası Kurulu’na kayıt oldu. 5 bin kişiye doğrudan, 7 bin kişiye ise dolaylı istihdam sağlıyan Holding, perakendeden inşaata, gıdadan AVM’ye, makine üretiminden tarım ve hayvancılığa pek çok alanda faaliyet gösteriyordu. İttifak Holding’e bağlı 18 şirket arasında en bilinenleri de Selva Gıda ve Adese idi. Büyük umutlarla 2009 aralığında borsaya açılan Konya merkezli İttifak Holding‘de büyük bir hüsran yaşandı. Halka açıldığında 585 milyon TL piyasa değeri olan İttifak holding’in piyasa değeri de 370 milyon liraya inince 22 yıllık holding 4 günde battı. Kurucu Yönetim Kurulu Başkanıve bu başkanlığı 20 yıl devam ettiren Seyit Mehmet Buğa 2017 de vefat etti.

Endüstri Holding :
Endüstri Holding 1996 yılında Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ertekin tarafından gurbetçilerin din ve vatan duygularının istismar edilerek toplanan paralarla kurulduğunu bildirdi. ”Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde oluşturulan temsilcilikler vasıtasıyla Türk vatandaşlarından hisse devri yoluyla para toplandı. Avrupada iddia edildiğine göre 397 milyon mark civarında toplanan para ile Holdingin 46 şirket ve 20 fabrika ile açılışı gerçekleşti. O günden sonra 11 bin 800 kişinin para yatırarak ortak olduğu şirketin “talan” edildiği belirtilerek olay mahkemeye intikal etti.

Endüstri Holding :
Her şey, 2007 yılında Frankfurt savcılığının, Frankfurt’ta merkezi bulunan Deniz Feneri e.V derneğini, “kara para aklama ve dolandırıcılık” soruşturması kapsamında basmasıyla başlamıştı. Savcılığın hazırladığı iddianamede, dernekle birlikte Euro 7 televizyonunun, reklamlar, internet ve gazete gibi yollarla derneğe bağış çağrısında bulunduğu, bu çağrı yapılırken, Türkiye’de, Pakistan’da ve diğer ülkelerdeki yardıma muhtaç insanlar kısmen gösteriliyor ve onlara nasıl ve nelerle, hangi yollarla yardım edilebileceği söyleniyordu. Bağışların banka havalesi ile veya nakit verilerek yapılacağı açıklanıyordu. Dernek tarafından verilen hesap numaralarına yekün olarak 41 milyon 400 bin avro bağış havale edilmişti. İddiaya göre, toplanan bu paraların yalnızca yüzde 40’ı bağış için kullanılmış, geri kalan paralar ise dernekle ilişkideki şirketlere aktarılmıştı.Dernek yöneticisi Mehmet Gürhan’ın yardım paralarını bir sermaye aracı olarak kullandığını, paraların Türkiye’deki Kanal 7 televizyonuna aktarıldığını, paraların nasıl kullanılacağına karar verenlerin aralarında Zekeriya Karaman, İsmail Karahan, Mustafa Çelik ve bazı zamanlar da Zahid Akman’ın bulunduğu kişiler olduğuna hükmetti.
