Gaz/Katı-Yakıtla Çalışan Ürünler :

Bu grubu iyice derinleştirdiğimizde, aslında sadece ısınma ve pişirme değil, günlük hayatın her anına dokunan ve enerjisini bir şekilde “yakıt”tan (kömür, odun, gazyağı veya LPG) alan ürünlerle karşılaşıyoruz.

İşte 1960-80 arası döneme damga vuran, bu grubun diğer “gizli kahramanları”:

1. Yakıtlı Isınma Araçları :

Sadece banyodaki termosifonla sınırlı değildik; sıcak su o dönem büyük bir emeğin sonucuydu.

Katı Yakıtlılar (Odun ve Kömür Sobaları):

Bu grubun en ağır sikletleriydi. Evin sadece ısınma aracı değil, disiplin merkeziydi. Döküm Sobalar genellikle salonun baş köşesinde duran, ağır, heybetli ve ısıyı en uzun süre tutan modellerdi. Emaye Uyuyan Sobalar ise 70’lerin sonu ve 80’lerde yaygınlaşan, hava girişi kısılarak kömürün “uyutulduğu” ve sabaha kadar sönmeden kalan daha “teknolojik” modellerdi. Birde Kuzineler (Mutfak Sobaları) vardı ve “Fırınlı soba” olarak da bilinen, alt katında patates, üstünde ekmek pişirilen gerçek birer çok amaçlı istasyondu.

Gaz Yakıtlılar (LPG ve Gazyağı Sobaları) :

80’lere doğru “is ve kül” derdinden kaçışın simgesi oldular.

Gazyağı Sobaları: Daha çok 60 ve 70’lerde görülen, fitilli ve yakıt haznesi olan, daha portatif ama keskin kokulu modeller. Özellikle elektrik kesildiğinde hem ışık hem ısı vermesiyle bilinirdi. Katalitik Sobalar Turuncu panelleriyle hatırladığımız, üzerine takılan dedantör ve arkasındaki mutfak tüpüyle (LPG) çalışan seyyar ısınma araçlarıydı. O kendine has kokusu, 80’lerin kış akşamlarının imzasıdır.

2. Su Isıtma Sistemlerinin Unutulmazları

Sadece banyodaki termosifonla sınırlı değildik; sıcak su o dönem büyük bir emeğin sonucuydu.

Odunlu/Kömürlü Banyo Kazanları:

Termosifonun daha ilkel hali. Silindir şeklinde, altında küçük bir ocağı olan bu kazanlar, banyoyu hem buharla doldurur hem de suyu ısıtırdı. Ocağın içine atılan çıranın sesi banyo ritüelinin müziğiydi.

İspirto Ocakları:

Genellikle küçük ev işlerinde veya elektriğin olmadığı kamp benzeri durumlarda hızlıca su ısıtmak ya da kahve yapmak için kullanılan, o kendine has mavi alevi ve kokusuyla hatırlanan küçük metal ocaklar.

3. Seyyar ve Yardımcı Pişiriciler

Büyük fırınların ve ocakların yanında, daha spesifik işler gören ürünler vardı.

Gazyağı Ocakları :

LPG tüpleri yaygınlaşmadan önce mutfakların asıl hakimiydi. Pirinçten bir gövdesi olur, el pompasıyla basınç verilir ve “tıslayarak” yanardı. Gazyağının o ağır kokusu tüm yemeğe siner gibi olurdu ama en lezzetli yemekler onda pişerdi.

Küçük Piknik Tüpleri:

“Aygaz”ın sadece mutfakta değil, balkonda veya hafta sonu gezilerinde kullanılan o ikonik mavi küçük tüpleri. Üzerine takılan sac ayağıyla her yeri bir mutfağa dönüştürürdü.