Müzik ve radyo tarihimizin önemli isimlerinden Zeki Müren, İstanbul Radyosu’ndan ilk canlı konserini 1 Ocak 1951’de verdi. Bu dönemde halk müziği neşriyatı da gelişme kaydetti: İstanbul Radyosu’nda, Ankara Radyosu’nda çalışan Mustafa Sarısözen’in katkılarıyla “Yurttan Sesler Korosu” oluşturuldu. Hafif Batı müziği alanında da adımlar atıldı. İstanbul Radyosu stüdyolarında İlham Gencer, hafif müzik neşriyatını yürüttü. Bülent Vardan, Cumhur Alp, Celal İnce, hafif Batı müziği hakkında programlar sundu.

Klasik Batı Müziği Eserleri "Şimdi de Walter Strauss yönetimindeki Ankara Radyosu Çok Sesli Korosu'nu dinleyeceğiz", bu gibi anonslar ile başlardı bu tip eserler.
Yasaklanan ama Gelişen Türk Müziği, 2 Kasım 1934'ten 6 Eylül 1936'ya kadar Türkiye Radyosunda Türk Müziğinin icra edilmesi çok sesliye geçme amaçlı yasaklanmıştı. Buna mukabil Ankara Radyosu 1938 yılından başlayarak Türk müziğine çok önemli hizmetler vermiştir. Tüm Radyolar birer okul gibi Türk müziğine üstat seviyesinde sanatçılar yetiştirmiştir. Çok önemli sayıda eseri notalayarak arşiv oluşturulmuş, tasnifler yapılmış her formda eser, özenle 1990’lı yıllara kadar icra edilmiştir.


Zeki Müren ile coşan Türk Sanat Müziği, 1970’lerin sonlarına gelindiğinde; gazino ve şarkılı sinema filmleri sayesinde hala yaygın olarak söylenip talep gördüğü ve artık seçkin olarak telakki edilen Türk Sanat Müziği revaçtadır.Özellikle Zeki Müren'in Radyo programları on beş yıl sürdü, bunların çoğu canlı yayın programlardı.
Fehmi Ege’li tangolar, İstanbul Radyosu’nda tango orkestrası yıllar içinde birçok ünlü sesi radyoya konuk eden orkestra, geleceğe önemli tango kayıtları bıraktı.


Türk Müziğinin Popülerleşme Sürecinde Yeni Bir Tür: Kantolar, İstanbul Radyosu’nda tango orkestrası yıllar içinde birçok ünlü sesi radyoya konuk eden orkestra, geleceğe önemli tango kayıtları bıraktı.
Aranjmanlar, Bu yıllardaki sentez çalışmalarının temelde iki müzikal kanal üzerinden şekillendiğini söyleyebiliriz. Bunlardan ilki, “aranjman-hafif müzik” çizgisidir. İngilizce, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca… şarkıların, ezgi ve form yapısının aynen korunup Türkçe sözlerle söylenmiş hallerine, “aranjman” adı verilir


“Türkçe sözlü hafif müzik”, 1950’li ve 1960 lı yıllar, popüler müzik türlerinin, özellikle de bu dönemde Batı’dan dünyaya hızla yayılmaya başlayan pop müziğin ya da Türkiye’deki adıyla ‘hafif Batı müziği’nin radyolarda kendisine yer bulmaya başladığı bir dönem olmuştur.
Anadolu pop ve Türkü düzenlemeleri, Bu anlayışın getirdiği en büyük yeniliklerden biri, türkü düzenlemelerinde Batı armonisininin temel alınmasıdır. Sade bir akor yapısı, dönemin birçok rock grubunun müziğine damgasını vuran synthesizerlar, Anadolu ritimlerinden beslenen bir davul, melodik baslar ve elektro gitar eşliğinde yapılan türkü düzenlemeleridir.


Türk Halk Müziği Eserleri, Muzafer Sarısözen inşa edilmekte olan “Türk Halk Müziği”ne gereç oluşturacak halk şarkılarının ve ezgilerinin hem derlenmesi ve arşivlenmesi, hem Cumhuriyet dönemi ideolojisi ve Batı normlarına göre yeniden kurgulanması, hem de kurgulanan yeni halk müziğinin radyo aracılığıyla yaygınlaştırılması aşamalarının tümünde de görev almıştır.
Yabancı Müzik, Elvis Presley, Tom Jones, Engelbert Humperdinck, Frank Sinatra ve Bob Dylan gibi büyük solistler ile the Beatles, The Rolling Stones,The Doors, Queen, Pink Floyd, Deep Purple gibi ünlü grupların eserleri yayınlandığı anda gençler radyoların sesini açarlardı.

