196o lı yıllardan itibaren o günlerin tek radyosu olan TRT İstanbul Radyosu programcılarının sıcacık sesleri, dinlediğimiz müzikler daha dün gibi kulaklarımızdaki büyülü yerlerini koruyorlar. Evimizdeki ‘büyülü kutu’ radyo en yakın arkadaşımızdı. Uzun kış gecelerinin biricik eğlencesi soba başında dinlediğimiz radyo programlarıydı. Ajans haberleri başlayınca muhabbete ara verilirdi genellikle. En çok Anadolu’dan derlenmiş türküleri seslendiren ‘Yurttan Sesler Korosu’ nu severdik. İşte o dönemlerin unutulmaz radyo programları.

Çocuk saati
İlkokulda iken cumartesi günleri akşam saatlerinde koşa koşa eve gelinirdi. Çünkü akşam saat 5’te radyoda çocuk saati programı vardı.Hem eğlendirici, hem de eğitici idi. Programda muhakkak da bir çocuk tiyatrosu olurdu. Oyun başlamadan önce oyunun yazarı, yönetmeni ve oyuncuların isimleri okunurdu. Ve en son okunan isim de “Efekt Tahsin Temren” olurdu. Çocuk Kulübü, Çocuk Bahçesi, Okul Saati, Atlı Karınca, Masal, belli başlı çocuk programlarındandı.
Maç Saati
Maç yayınları Halit Kıvanç, Orhan Boran, Necati Karakaya, Murat Ünlü ve Abidin Aydoğdu'dan soruluyor."Şimdi mikrofonlarımız İstanbul'da" diyor o ses. Önce bir uğultu geliyor, bu gol olduğuna işaret. Dakika ve skor veriliyor. Sonra merkez stüdyoya bağlanılıyor.


Haber Bülteni
“Burası Türkiye radyoları. Haberleri veriyoruz. Önce özetler.” Saat 13:00’de ve akşam 19:00’daki haberler hep dinlenirdi. Haberler, devlet protokolü sırasına göre verilirdi. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın o gün nereye gittiği, nereyi ziyaret ettiği ve neler söylediği haberleri ile bültene başlanırdı. Dış haberler verilirken Ortadoğu’ya ilişkin olanlar çoğu kez şöyle başlardı “Yarı resmi El-Ahram gazetesinin haberine göre...”
Sektörel Programlar
Dinleyiciler Radyo yaynınların program akışını iyice ezberler, günün zaman ayarlamasını programlara göre
uydurmaya çalışırlardı. Sabah köylüyü, çiftçileri aydınlatıcı bilgiler içeren programlar yayınlanırdı.


Görüntüsüz tiyatro..Radyo Tiyatrosu... Bir öykü,,bir anı..bir roman .radyoda canlandırılırdı. İşler güçler ona ayarlanır, yarım saat yada kırkbeş dakikika radyo tiyatrosu dinlenirdi. Radyo Tiyatrosu daha özgün yapımlardan oluşurken, arkası yarınların çoğu Türk ve Dünya edebiyatının önemli romanlarından uyarlanırdı.
Arkası Yarın
Hafta içi günlerde saatler sabah 10.00′u gösterdiğinde “Arkası Yarın” saati başlıyordu. Türk edebiyatından ya da dünya edebiyatından romanlar, günlerce süren yirmişer dakikalık canlandırmalarla on binlerce kişiyi radyo başına topluyordu. Programda esen rüzgârların, yağan yağmurların, ata binenlerin ise iki sorumlusu vardı ve program bittiğinde adları anons edilirdi: “Efektör Ertuğrul İmer ve Korkmaz Çakar.”


Radyo ve Edebiyat
Kimi zaman kitaptan dem vuruyor radyodaki ses, Nobelli yazarları anlatıyor. Kimi zaman şiir okunuyor Tanzimattan Günümüze Türk Şiiri diyerek. Değişen Dünyamız daha meraklılar için. Türk Romanında Köy edebiyatseverlere..
Orhan Boran ve Yuki
Radyo günlerini anımsayanlar için bazı isimler var ki yıllar geçse de bu isimleri unutmak mümkün değil. Aileden biri gibiydiler. Onlardan bir tanesi de Orhan Boran’dı. Orhan Boran stand-up’un ülkemizdeki ilk örneği de sayılır.


Müzik Programları
Haberler öncesi de hep “Beraber ve solo şarkılar” programı olurdu. Saz sanatçılarının listesi okunurken “Kanun, Nevzat Sümer” dendiğinde “Hemşehrimiz” deyip gururlanılırdı. .
Yurttan Sesler programı
12.00'de Yurttan Sesler olur, 13.00'de haberler. 17.30'da yine Yurttan Sesler, 18.00'de haberler. Haberler, bu programın reytinginden yararlanırdı. Yurttan Sesler Korosu vardı.Bu koro, bir devlet politikasıdır. Farklı kültür ve yöreleri kaynaştırarak, birlik ve beraberlik sağlamıştır. Binlerce türkünün derlenmesini ve kayıt altına alınmasını sağlamıştır.


ZEKİ MÜREN'le Başbaşa..
1960-1975 arasındaki reklam kuşağı, dönemin en çok ses getiren radyo programlarındandı. Zeki Müren'le Başbaşa, cumartesi saat 19.00'da TRT'de yayınlanıyor ve herkesi radyo başına topluyordu. Zeki Müren sadece şarkı okumuyor, ünlü kalemlerin elinden çıkan anons metinlerini ve hikayeleri de seslendiriyor, bazen özel reklamlara da ses veriyordu. Bunların en bilineni Pirelli için hazırlanan reklam sloganıydı: "Gözünüz yolda, kulağınız bende olsun sevgili şoför kardeşlerim."
Radyoda Reklamlar....
Yayın sabah altıda başlar, yedi olduğunda önce gong vurur, ardından anons spikeri tarihi söylerdi. “Bugün 14 Eylül Çarşamba
Demirbank iyi günler diler. Demirbank. Demirbank. Dönemin reklam ajanslarının bu program içinde beşer-onar dakikalık bölümleri vardı. Ajanslar önce kendi adlarını söylerler, sonra müşterileri olan firmaların reklamlarını sunarlardı. Radar Reklam ve Poyraz Reklam o yıllardan aklımda kalan iki ajans oldu.…


Radyoda Hava Durumu
"Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı'ndan duyurulur" anonsundan sonra balıkçılara bol bol uyarı gelirdi. Meteoroloji işleri genel müdürlüğü'nden alınan son bilgilere gore, yurdumuz bugünden itibaren balkanlardan gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına girecek sözleri ile başlayan hava tahminleri yarın ne giyeceğimizi belirlememizi sağlardı.
