
Bizdeki “meyhâne” veya “içkili lokanta” gibi yerlerin Yunanca’daki karşılığı olan “taverna”, 1980’lerin özellikle ikinci yarısında müzik piyasasında bir tür olarak âdeta “patlamıştı”.
Zâten Ferdi Özbeğen ile başlayan “piyanist şantörlük” diye bir şey vardı. Bunun üstüne önce yemek müziği, sonra da “kurtları dökmek” için hareketli müzik ihtiyâcı gelince, şimdiki sosyal medya salgını ve bağımlılığı gibi, “tavernaya gitmek” diye bir şey ortaya çıktı.
Artık doğumgünleri tavernada yapılıyor, nişan ve düğün törenleri taverna ortamında düzenleniyordu. Diskoların, gece kulüplerinin, müzikhollerin pabucu dama atılmıştı. Artık devir, “tavernacılar” devriydi.

Tavernanın Duayenleri:
Taverna ilk defa 1974 yılında Ferdi Özbeğen’in başlattığı ve maliyeti beş veya altı kişilik bir müzik grubuna göre daha az olduğu için mekân sahipleri tarafından tercih edilmiş ve tavernaların müzik alanındaki yeni temsilcisi olmayı başarmıştır. Ferdi Özbeğen’in başlattığı bu akım Ümit Besen, Arif Susam, Nejat Alp, Metin Kaya, Atilla Kaya gibi ustalarla yaygınlaşmıştır.

Piyanist Şantörler:
Özellikle taverna kültürünün yetiştirdiği çok önemli müzisyenler vardı ki onlar ‘Piyanist Şantör’ olarak bilinir. Mikrofondan her an gelebilecek “Çocukları pistten alalım” ve “Hoş geldiniz ….Hanım, merhaba …… Bey hürmetler…” gibi şarkı arası anonslarını onlardan duymak olmazsa olmazlardandır.

Farklı Enstruman ile Tanınan Tavernacılar:
Piyano çalmayan müzisyenler de bu akımı benimseyerek yaygınlaşan dinleyici ve alıcı kitlesiyle popüler müzik endüstrisinde önemli bir yer edinmiştir. Özellikle ud ile Çoşkun Sabah veya elektro gitar ile Cengiz Coşkuner ön plana çıkmıştır.

Kadın Tavernacılar:
Tabikide taverna müziği kategorisinde ismi geçen kadın solistler de yok değildir. Bayan Taverna sanatçıları olarak da Vijdan Arıkan, Gönül Tansel, Canan Sabah ve Fersah Taşkın gibi kadın solistler taverna müziği kategorisinde değerlendirilmiştir.

Orjinal Rum Taverna Şarkıcıları:
1950’li yıllara baktığımızda İstanbul’da
Rumlara ait ve içinde ağırlıklı olarak Rebetiko tarzı müzikler icra edilen gazino, lokal veya kulüp gibi mekânlar, artık genel anlamıyla Rum veya Yunan tavernası olarak adlandırılmıştır. 74 Kıbrıs Harbi ile kapanan bu Rum orijinli tavernaların 1982 yılından itibaren tekrar faaliyete geçmeye başlaması ile aynı nitelikteki ve isimdeki mekânlarda eşzamanlı olarak farklı tarzlar icra edilmiştir
…..
