Amerika Birleşik Devletleri’nde 1953 yılında yayın hayatına başlayan Playboy dergisi, yıllar içinde çok büyük tiraj rakamlarına ulaştı. Çıplak kadın fotoğraflarıyla ünlü dergi, çıktığı günden bu yana tartışmaların da odağında oldu. Bir yandan ülkedeki kadın hareketi, kadın bedenini objeleştirdiği gibi eleştirilerle Playboy’ protesto ederken diğer yandan bazı kesimler ise Playboy’u özgürlükçü buluyordu. Playboy’un ünü zamanla ABD sınırlarını aşıp dünyaya yayıldı.
1980’lerden itibaren Türkiye’de de Playboy muadili dergiler yayımlandı. 1982’de Erkekçe dergisiyle başlayan bu furya kapsamında Playboy’un Türkçe versiyonu da 1985’de yayına başladı. Bu arada ABD’deki Playboy’a benzer olarak Türkiye’de de bu dergiler, kültür ve siyaset yazıları ile söyleşiler yayımladı. Bu kapsamda Uğur Mumcu’dan Aziz Nesin’e, Doğu Perinçek’ten İlhan Selçuk’a dönemin muhalif isimlerinin görüşlerine dergi sayfalarında yer verildi.
1990’larda da yüksek tirajları süren bu dergiler muzır neşriyat yasasının kısıtlamaları, cinsel içerikli yayınların CD, DVD ve sonra da internete kayması ile Türkiye’nin siyasal ortamı ve basındaki büyük değişimler gibi nedenlerin sonucu olarak piyasadan çekildi.

Erkekçe:
80’lerin yokluğunda, her evde vhs kaset bulunmadığından gecelerimize güneş gibi doğmuş, bizi hülyalara daldırmış sınırları zorlayan fotoğraflarıyla hayal gücümüzü zorlayacağız diye beynimizi yakmaktan bizi kurtarmış, erotik bir dergidir. Ercan Arıklı’nın sahibi olduğu, genel yayın yönetmenliğini kapanıncaya kadar geçen dönemde Hıncal Uluç un üstlendiği dergi 1987 yılında Muzır Yasası çıkınca poşete girdi. Bu durum satışlarını çok düşürdü. Poşetten kurtulmak için, Erkekçe 90 isimli ve erotizmi az, daha çok erkekler için hayat tarzı konulu bir forma girdiyse de başarılı olamadı ve 1993 yılında kapandı. Her erkeğin evinde fasikül fasikül arşivlediği bu harika dergiyi, o günlerin anısına nostalji yapmak için tekrar hatırlayalım…

Playboy :
ABD kökenli erkek dergisidir. 1953 yılında Hugh Marston Hefner tarafından kurulmuştur. Türkçede, çapkın erkekler için sıfat olarak da kullanılır. 1980’li yılların sonuna doğru Erkekçe dergisinin Türkiye’de gösterdiği tiraj başarısı sonucu Türkçe sürümü de dönemin Türkiye yasalarına uyarlanmış fotoğraf biçimleriyle çıkarıldı. İlk Türkçe sayısının Türk güzeli Burçin Orhon’dur. Sonrakiler ise…

pop Bravo :
1981 ile 1987 yılları arasında, Karacan Yayınları’ndan çıkan Pop Bravo dergisi hayatımıza girdi. Derginin adı ve logosu, o dönemin popüler Alman Bravo dergisinden esinlenmiş gibiydi. O dönemin gençleri için tercih edilen bir pencereydi. Pop Bravo kuşe kâğıda basılıyordu. Bu da dergiye ayrı bir ağırlık ve prestij kazandırıyordu. Posterler ve fotoğraflar, belki o yılların baskı teknolojisiyle bugünkü kadar parlak değildi ama gençler için yine de duvarlara asmaya, defter aralarına saklamaya değerdi. Ali Karacan’ın sahibi olduğu derginin yayın yönetmenliğini Ömer Karacan, genel koordinatörlüğünü ise Oğuz Demircioğlu üstlenmişti. Sayfalarını çevirdiğimizde yalnızca haberler ya da röportajlar yoktu; gençliğimizin hayalleri vardı. Bir Madonna posteri duvara asıldığında, odanın havası değişirdi. Ama Pop Bravo sadece posterlerden ibaret değildi. O sayfalarda ergenliğin karmaşasına dair satırlar vardı; dostluğun, aşkın, özgüvenin incelikleri vardı.

Playmen :
Türkiye’de, Hürriyet yayın grubu tarafından Erkekçe dergisine rakip olarak 1985 yılında çıkarılmaya başlanan erkek dergisidir. Lisans hakları bir İtalyan dergi grubuna aitti. İlk Türkçe sayısının kapak güzeli o güne kadar Türkiye’de tanınmayan Derya Arbaş’tı. Diğerleri mi…

Pethouse :
Penthouse, Playboy‘dan sonra ABD’nin en çok satan erotik erkek dergisi idi. Türkiye’ de Şubat 1992’de çıktı ve Playmene rakip oldu. Yabancı kızların fotoğrafları ABD’den geliyor, yerli kızları yerli fotoğrafçılar çekiyor, derginin ‘ Forum‘ bölümüne Türkiye’nin dört bir yanından fantezi mektupları yağıyordu. Playmen kendisinden o kadar emindi ki üstüne ” Türkiye’nin En Çok Satan Erkek Dergisi ” diye yazmıştı ve promosyon olarak erotik kaset koymuşlardı. Penthouse de “kasete karşı Gillette marka tıraş bıçağı veriyoruz” kampanyası yapmıştı.

Pazar Dergisi :
Pazar Dergisi, Ellilerden Yetmişlerin ortasına kadar yayınlanan bir sinema magazini olarak, Yeşilçam eleştirisi yapmak amacıyla ortaya
çıkmasına karşın, sinema sektöründe onun temsilcisi konumuna yerleşmiştir. Skandallar, dedikodu ve çıplaklık derginin içeriğini oluşturan unsurlar olmuş, 70′!erde Yeşilçam’a hakim olan seks filmleri furyasıyla birlikte yarı-pornografik bir dergiye dönüşmüştür.
