KİMLERİ ve NELERİ SEYRETTİK ?

Her ne kadar 70 ve 80’ler, devletin şiddet aygıtlarının yön verdiği politikaların, iç savaşın, anarşinin ve sosyoekonomik çalkantıların hakim olduğu bir dönem olsa da aynı zamanda, umudun, neşenin, sevincin, eğlencenin ve hüznün de on yılıydı. Türkiye’nin İnek Şaban’dan, Hababam Sınıfı’na, Bizim Aile’den, Neşeli Günler’e, Canım Kardeşim’e, belli bir süreliğine hoşça vakit geçirmeyi, kendi sıkıntılı gerçekliğinden uzaklaşıp başka bir gerçeklik içinde yaşamaya başladığı yıllar da o yıllardı. Türkiye, Güneş Ne Zaman Doğacak’ı da, Arkadaş’ı da, Birleşen Yollar’ı da, Bir Gün Mutlaka’yı da, Ayıkla Beni Hüsnü’yü, Şipşak Basarım’ı da, Tak Fişi Bitir İşi’ yi de aynı yirmi yılda seyretti. Televizyonun evlerin baş köşesindeki yerini almaya başladığı yıllardı. Türkiye bu yılları televizyonda Görevimiz Tehlike’yi, Uzay Yolu’nu, Aşk-ı Memnu’yu ve Kaynanalar’ı da seyrederek geçirdi. Tıpkı 1974 yılında Hollanda ve Federal Almanya arasında oynanan Dünya Kupası final maçını naklen seyrettiği; ama yerli maçları erken saatlerde yer bulma umudu ile gidip çimleri az toprak sahalarda ayakta seyrettiği; Cem Karaca’yı, Selda Bağcan’ı, Fikret Kızılok’u ve Timur Selçuk’u halk konserlerinde dinlediği gibi.

TELEVİZYONDA SEYRETTİKLERİMİZ :

Televizyonun hayatımızın içine girmeye başladığı 70’li yıllardan sonra aile içi ilişkilerimiz, komşu ilişkilerimiz hayata bakışımız, değerlerimiz herşey değişmeye başladı. devam..

SİNEMALARDA SEYRETTİKLERİMİZ :

70’li yıllar konomik krizlerin, savaşların siyasi çalkantıların sinemaya damga vurduğu, bizde seks filmleri furyasının estiği yıllardı. devam...

TİYATROLARDA SEYRETTİKLERİMİZ :

1970’lerde pek çok topluluk politik tiyatro üstünde durdu. 1970’li yılların sonlarında daha çok eğlencelik bir tiyatro anlayışı yaygınlaşmış; 1980’lerde tek kişilik oyun türünde bir patlama yaşandı…devam

SPOR ALANLARINDA SEYRETTİKLERİMİZ :

O yıllarda spor sahalarını genelde futbol için ziyaret ederdik. Ama basketbol vede özellikle bazı boksörlerimizin ve milli maçlar söz konusu ise valeybol ve güreş gibi dallar da bizi o sahalara çeken nedenlerdi. Devam