Karnımız acıkırdı, çişimiz gelirdi ya da oyuncağımızı dolabın üstünden alamazdık; “yardım” istemeyi öğrendik. Derken, yavaş yavaş -kendi tabirimizle “mahalle”- sokakta oyun oynamaya, arkadaş edinmeye başladık. Başkalarıyla birlikte de yapılabilecek şeyler olduğunu öğrendik. Oyunların, gerek kendi koyduğumuz gerekse başkaları tarafından konulmuş kuralları vardı, riayet etmeyi öğrendik. Misket ya da gazoz kapağı oynayacağımız zaman, son atan olmak için “sooon” diye bağırırdık; sıra’yı öğrendik. İlk “son” diyen sonuncu, sonraki bir önceki atıcı… Bazen de “ebe” olmak gerekirdi ve ebe olmayı kimse istemezdi; sürekliliği sağlamak adına, istemesek de yapmamız gereken şeyler olduğunu öğrendik . Top oynarken, düşenler olurdu; kaldırmayı öğrendik, “yardım” etmenin duygusal gerekliliğine vakıf olduk. Bazen, mahallemize (yani sokağa) sorun çıkarmak için geldiği belli belli olan yabancılar gelirdi; birbirimizi ve mahallemizi korumayı öğrendik.
Mahallemizdeki evler müstakildi ve birçok bahçede kiraz, kayısı, erik gibi ağaçlar vardı. Bahçelere girip, meyve çalmayı oyun bildik ama hepsi komşumuz olan teyzelerimiz amcalarımız bize tatlı sert kızdı ve biz hırsızlığın kötü bir şey olduğunu öğrendik. Kar yağardı, sıcacık evlerimizden çıkıp, deliler gibi kartopu oynar karların içinde debelenirdik ve tekrar sıcacık evlerimizde ısınırdık, büyüdüğümüzde kar’ın kış demek olduğunu, kış günlerinde evsiz ya da evi olduğu halde ısınacak imkanları olmayan insanların olduğunu o zamanlar nereden bilebilirdik ki? Kar, bizim için zevkin doruğunda oyunlardan ibaretti.
Evlerde Oynanılan Oyunlar :

Çocukluğumuzda komşu çocukları, okul ve mahalle arkadaşlarımız ile sık sık birbirimizin evlerinde buluşurduk. O yıllarda yalnızken veya bu buluşmalarda oynadığımız bir çok oyun vardıki bazıları günümüze kadar geldi. Hatta 2000 li yıllarda internet bağımlılığından çocukları kurtarmak için onlara “ebeveynleriniz küçükken neler oynarmiş” diye araştırıp öğrenmeleri için ev ödevi veriyorlar. devam…
Sokakta Oynadıklarımız :

Eskiden sokakta oynanan ve artık ‘geleneksel’ olarak tanımlanan oyunlar vardı. Ve biz bunları her gün oynamaktan bıkmaz her seferinde ayrı bir tat alırdık. Erkek-erkeğe, Kız-kıza bazıları da kızlı erkekli oynadığımız bugün bizi ne kadar etkilemiş olduğu kesin o oyunlar.. devam..
Oyuncaklarımız :

Biz kendi oyuncağımızı, bin emekle kendimiz üretirdik. Üretirken müthiş zevk alır, “Hangimizinki daha güzel olacak?” türünden yarışır, ürettiğimiz oyuncakla oyarken mest olurduk…Para ile oyuncak alanlarımız az olduğundan sadece hediye gelmesini beklediğimiz hasletti oyuncaklar. devam...
Strateji
- Bu bir liste blokudur.
- Liste madde imli veya numaralı olabilir.
- Ana hat oluşturmak için liste öğelerinin girintisini artırabilir ve azaltabilirsiniz.
Büyüme
Bu, kısa bir alıntı içeren alıntı blokudur.
Bu bir alıntıdır.
Başarılı
Bu, büyük harfle başlayan bir paragraf blokudur. Blok ayarlarını değiştirmek için Ayarlar panelini kullanın.
Hakkımızda
Ziyaretçiler sayfanın diğer tarafında kimin olduğunu bilmek isteyecektir. İşletmeniz hakkında bilgi vermek için bu alanı kullanın.
