Mutluluk denince gözlerinizi kapayıp biraz düşünmenizi istiyorum… Mutluluk dediğimiz şey aslında genel geçer kuralların olduğu ve onların gerçekleşmesiyle ona erişip mutlu olabileceğimiz bir durum değildir. Aksine, mutluluk sübjektiftir ve kişiden kişiye değişebilir. Kimisi için mutluluk şefkatli bir aileye sahip olabilmekken, kimisi için iyi bir okula gidebilmektir. Bir başkası için mutluluk karnını doyurmaktır, diğer bir kişi için belki de müzik yapabilmektir.
Bazen geçmişte çok mutlu olduğumuz anlardan kopamayız, bazense gelecekte mutluluğun bizi bekleyip beklemediğini düşünür dururuz. Sadece zaman dilimleri değil, hayatımızı aynı zamanda tercihler ve vazgeçişler üzerinden de değerlendiririz. Hayatta kendi irademizle yaptığımız seçimler dışında bir de vazgeçişler vardır; arzu ettiğimizi dile getirmek midir yük olan yoksa vazgeçtiğimizi silmek mi? Mutluluk bazen de bir vazgeçiştir. Size zarar veren, sizi artık üzen durumlardan uzaklaşmanız için bir alandır belki de. Mutluluk aynı zamanda umuttur, gelecek için bilinmez ve sonu görünmeyen bir yolda cesaretle beklemektir veya ona gitmektir. Olasılıkları dolu olan o yolda yeniden inşa edilebilecek şeylerin hayalidir. Şunu unutmamak gerekir ki; insan hayal edebildiği kadar vardır, insan umut dolu olabildiği kadar vardır. Kötümserliğin dermanı iyimserlik değildir, umuttur. Önce insanın kendine inanmaya ve kendini mutlu etmeye ihtiyacı vardır.

Ailede Yaşadığımız Mutluluklar…..
Belki en yanlış davrandığımız nokta budur. Mutluluğu dışarıda aramak… Oysa mutluluk ilk önce aile içinde ulaşılabilir olmalıdır. Bir anne için çocuklarının sağlıklı olması, mutluluk kaynağıdır. Eşlerin birbirlerini seviyor ve bunu ifade ediyor olmaları mutluluğun kendisidir. Geleceğe dönük hayaller kurabiliyor olmamız mutluluktur.

Okulda Yaşadığımız Mutluluklar…
Belki en yanlış davrandığımız nokta budur. Mutluluğu dışarıda aramak… Oysa mutluluk ilk önce aile içinde ulaşılabilir olmalıdır. Bir anne için çocuklarının sağlıklı olması, mutluluk kaynağıdır. Eşlerin birbirlerini seviyor ve bunu ifade ediyor olmaları mutluluğun kendisidir. Geleceğe dönük hayaller kurabiliyor olmamız mutluluktur.

Sahip Olduğumuz Eş ve Çocuklar..
1956 yılında Melbourne’de olimpiyatlarda 7 madalya 1960 Roma Olimpiyatlarında 9 ; 1964 Tokyo Olimpiyatları’nda 7 ; 1968 Meksika Olimpiyatları’nda ise 5 madalya kazanarak destan yazmış ama bizim dönemimizde yani 70-90 yılları arasında çok kısır geçmiş başarı dünyası 90 lardan itibaren eski günlerine dönmüştü..devam

İşimizi ve iş arkadaşlarımızı sevmek..
Bazılarımız iş hayatında neşeli ve keyifli insanlarla karşılaştı ama bazılarımız çok başarılı olmasına hatta Yüce ortamlara girmesine rağmen arkasında sevilecek dostlar bulamadı maalesef..devam

Sessiz Dostlarımız…
Can sıkıntısını dağıtmakta onlardan daha yeteneklisi yok. Arada bir şımarıklık yaparlar, bu da renk katar günün sıradanlığına. Onlar yaşam enerjisinin tetikleyicisi adeta. Yaşınız kaç olursa olsun, kedilerle, köpeklerle insan, yaşsız oluyor. Herkesten ve her şeyden çok, onlarla kesintisiz iletişim halinde oluyor. İşte böyle düşünerek edinilmiş dostlarla yaşadık bazı güzellikleri…devam
